Kayıtlar

MASUM İNSANLARIN MAĞDUR EDİLMESİNİ ÖNLEMEYE ÇALIŞTIK..

  BİR SAVUNMAMIZDAN.. HSK tarafından verilen karar ile Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakkımda görevi kötüye kullanma suçundan iddianame düzenlenmiştir. Öncelikle iddianame de belirtilen ve aslında, FETÖ üyesi olduğu ve PKK lehine hareket ettiği gerekçesiyle şikayet ettiğim, başsavcı İbrahim Bozkurt ve cumhuriyet savcısı Murat Caner Cintaş’ın hakkımdaki şikayetlerinden oluşan tüm bu iddia ve olaylar, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılandığım ve hakkımda beraat kararı verilen, şuan Yargıtay da olan, Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyada da mevcuttu. Samsun 4. Ağır ceza Mahkemesinde yargılandığım dosyadaki iddiaların bir kısmı, yeni hiçbir konu ve olay olmaksızın, ikinci bir yargılamaya konu edilmektedir. Mükerrer yargılama olmaz ilkesi, hukuk fakültesinde ilk öğretilen, temel ceza hukuku ilkelerinden biridir.   İddianame de, terör örgütü ile irtibat ve iltisakımın sabit olduğu ve iddianamede tarafıma isnat edilen suçları, bu kapsamda işlediğim ifa...

KADININ BEYANI ESAS MIDIR ?

                                         (TARAFIMDAN VERİLEN BİR KARARIN GEREKÇE KISMIDIR) GEREKÇE Dava nafakanın kaldırılması talebine ilişkin olup, davalı ise verdiği cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir. Mahkememize tarafların bildirdiği deliller toplanmış, gerekli tahkikat yapılmış, taraflar ve bildirilen tanıklar mahkememizce dinlenilmiştir. Tarafların boşanmalarına ilişkin Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası, taraflarca delil olarak bildirilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Buna göre taraflar 02/02/2012 tarihinde Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/193 Esas sayı kararı ile boşanmışlar ve mahkeme boşanma kararı ile birlikte, iş bu davanın davalısı H.K. lehine aylık 300,00 TL nafakaya hükmetmiştir. Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesinin, tarafların boşanmalarına ve H.K. lehine tazminat ve nafakaya hükmedilmesine ilişkin kararın gerekçesi ise "Kayseri 1. A...

GÖREVE İADE İÇİN AÇTIĞIM DAVADA SON BEYANIM

DANIŞTAY 5. (BEŞİNCİ) DAİRE BAŞKANLIĞI’NA Gönderilmek Üzere AKSARAY İDARE MAHKEMESİ’NE DOSYA NO: 2017/12119 Konu:   Danıştay savcılığının mütalaası ve 06/09/2020 tarihli daire ara kararına karşı beyanlarımız hakkındadır. AÇIKLAMALAR. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki,   ihraç edildiğim tarihte dahi, benim FETÖ yapılanmasına karşı mücadele eden, ender hakim savcılardan biri olduğum, yargı camiasınca yakınen bilinmekte idi. Bu hususu, ihraç edildiğim gün, şuan Olağanüstü hal işlemleri inceleme komisyonunda görevli olan, savcı Akif Taşdemir, pek çok hakim savcı ve bakanlık bürokratının bulunduğu, hakim savcı Watsapp grubunda, “Daha kimse Fetullah Gülen’e Fetullah bile diyemezken, Orhan bunların İsrail’e Amerika’ya çalıştığını söylüyordu” diyerek ifade etmiştir. Buna ilişkin yazışma görüntüleri dosyada mevcuttur. Akif’in bugün de fikri değişmiş değildir. Hatta “görüşelim” de demektedir. Bunun gibi, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na, Fetö ye karşı mücadele ettiğimi, a...

POLİS MEMURUNU ŞİKAYET

SAMSUN 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE Gönderilmek Üzere AKSARAY AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE Dosya No: 2017/416 Konu: Basına hükümet aleyhine açıklama yapan polis memurunu A S A’ı Emniyet Genel Müdürlüğüne şikayet etmiş olmam hakkındadır. Dargeçit’te çalışırken kuyruğuna bastığım herkes beni paralelci olabilir diye şikayet etmiş. Bir gün ben bu kadar az kişinin mi kuyruğuna bastım diye düşünürken, Dargeçit’te çalışırken şikayet ettiğim polis memuru S A aklıma geldi. S niye beni şikayet etmemiş diye düşündüm, ihraç edilmiş olabileceği aklıma geldi. Ben Dargeçit ‘e atandıktan yaklaşık iki ay sonra, 3 eylül 2015 tarihinde Dargeçit’te aracın mayına basması sonucu dört polisimiz şehit oldu. Olay günü haberlerde, şehit polis Akif Hatunoğlu’nun cebinden bir vasiyetname çıktığı, vasiyetname de şehit polisimizin, “şehit olursam hiçbir hükümet yetkilisinin (milletvekili, vali , bakan, başbakan, cumhurbaşkanı vs.) cenazeme gelmesin” diye yazdığı, bunu vasiyet ettiği belirtiliyordu. Ben vasiyet...

DİRENME KARARI SON SAVUNMA

HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU İKİNCİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA Gönderilmek Üzere AKSARAY CUMHURİYET BAŞSAVCILĞI’NA Hakimler ve savcılar kurulu ikinci dairesince tarafıma tebliğ edilen yazı ile Dargeçit hakimi iken verdiğim direnme kararında, özetle, Yargıtay’da dosyanın yeterince tetkik edilmediğini belirtmek suretiyle; Yargıtay ve Yargıtay tetkik hakimlerinin çalışma usulünü eleştirdiğim iddiasıyla ilgili savunmam istenmektedir. Ben 5 mayıs 2017 tarihinde meslekten ihraç edildim. Meslekten ihraç edilmemin hemen akabinde, hakkımdaki FETÖ soruşturmasını yürüten kurul yetkilileri ile görüşmek için Ankara’ya gittiğimde, Yargıtay üyesi Mehmet Erol ile de görüştüm. Hatta Yargıtay üyesi Harun Can da vardı. Hakkımda bu konu ile ilgili olarak disiplin soruşturması için ihbarda bulunulduğunu da o gün öğrendim. Bu karar mevzubahis olunca Mehmet Erol, Yargıtay üyelerini kastederek “Bunlar her şeyden önce senin meslek büyüğün” dedi. Ben haklı olduğu için bir şey demedim. Zaten o zaman asıl düş...

DİRENME KARARI İLK SAVUNMA

MİDYAT CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA Gönderilmek Üzere AKSARAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA Aksaray cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla tarafıma tebliğ edilen yazı ile Dargeçit hakimi iken verdiğim direnme kararında, özetle, Yargıtay’da dosyanın yeterince tetkik edilmediğini belirtmek suretiyle; Yargıtay ve Yargıtay tetkik hakimlerinin çalışma usulünü eleştirdiğim iddiasıyla ilgili savunmam istenmektedir. Öncelikle belirtmek istediğim husus, verdiğim direnme kararındaki ifadelerin hiçbir kasıt ve kasti düşünceye dayanmadığıdır. Benim Yahyalı hakimi iken verdiğim, bir direnme kararı Yargıtay tarafından onanmıştı. Hatta Yargıtay tarafından onanan bu direnme kararının Türkiye Adalet Akademisinde, meslek içi eğitim seminerlerinde, görevdeki hakimlere derslerde ve seminerlerde anlatıldığını bana Kaman’ da görev yaptığım zaman, Kaman hakimi olarak görev yapan Makbule Nazlı Çelik söylemişti. Ben o kararın onanması sebebiyle Yargıtay’ın bu tür eleştirileri sorun etmediği, sorun edecek ol...

VİCDAN SORUNU

VİCDAN SORUNU Aşağıda linkini paylaştığım direnme kararı bana aittir. Bu kararın paylaşıldığı bir hakim-savcı gurubunda, Oğuzhan-Elif Asiltürk isimli kullanıcı tarafından, karara ilişkin olarak “keşifte hayvanını güden adamı duruşma düzenini bozuyor diye keşif aracına atıp adliyeye getiren ve disiplin hapsi uygulayan karar sahibine çok görmeyelim gerekçeyi. Mevki makam insanlara zulüm olsun diye keyfe keder kullanılmamalı. Kullanılanlarda sistem içinde tek tek elenmeli” şeklinde bir yorum yapılmıştır. Bende bu gurubun üyesi olduğum için yorumdan haberdar oldum. Bu yoruma, adalet anlayışımızı da özetleyen cevabım aşağıdadır. Yorumda bahsedilen somut olaya geçmeden önce, biz makam- mevkii insanlara zulüm olsun diye keyfe keder mi kullandık, nasıl adalet dağıttık, bunu açıklayarak başlayayım. Yahyalı benim ilk görev yerimdi. Yahyalı’da göreve başlamamdan kısa bir süre sonra, adliyeye bir vatandaş geldi. Bana, evinin de içinde bulunduğu taşınmazın, kendi adına tescili için, dava aç...